top of page

TASARRUFUN İPTALİ DAVASI NEDİR?

  • 18 Mar
  • 3 dakikada okunur

Tasarrufun iptali davası, borçlunun mal kaçırmak amacıyla yaptığı devir ve satış işlemlerine karşı alacaklıya tanınan özel bir dava türüdür. İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen bu dava ile alacaklı, borçlu tarafından üçüncü kişilere devredilen malvarlığı üzerinde haciz ve satış yetkisi elde etmeyi amaçlar. Söz konusu dava teknik ve hukuki detayları olan alanda uzman avukat tarafından takibi gereken davalardandır. Sizler için bu bilgilendirme yazısını hazırladık.


1-) Tasarrufun İptali Davası Neden Açılır?


Tasarrufun iptali davası, İİK m. 277 ve devamı hükümlerince, borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla yaptığı bazı işlemlerin geçersiz sayılmasını sağlamak amacıyla açılır. Borçlu, hakkında başlatılan icra takibinden önce veya sonra; taşınmazını, aracını ya da diğer malvarlığını üçüncü kişilere devrederek alacaklıların alacağına ulaşmasını engelleyebilir. İşte bu durumda alacaklı, yapılan bu işlemin iptal edilmesi için tasarrufun iptali davası açar. Bu dava sonucunda, borçlunun yaptığı satış ya da devir işlemi tamamen ortadan kaldırılmaz; ancak alacaklı, söz konusu mal üzerinde cebri icra yoluyla hak elde edebilir.


Özellikle aşağıdaki durumlarda tasarrufun iptali davası gündeme gelir:


- Borçlunun malını yakınlarına devretmesi

- Piyasa değerinin çok altında satış yapılması

- Bağışlama niteliğinde işlemler

- İcra takibinden sonra yapılan devirler


Tasarrufun iptali davası kapsamında tapu iptali, mal kaçırma ve icra sürecini temsil eden hukuk temalı görsel


2-) Tasarrufun İptali Davası Açma Süresi ve Görevli Mahkeme Nedir?


İİK m. 284 gereği iptali talep edilen işlemin gerçekleştirilmesinden itibaren 5 yıl içerisinde dava açılabileceğini düzenlemiştir. Genel hak düşürücü süre beş yıl olmasının yanında hangi sebeple iptali isteniyorsa bu iptal sebebine göre bu sürelerden daha kısa süreler içerisinde dava açılması gerektiği yönünde davanın reddine karar verilebilecektir.


Tasarrufun iptali davaları iptali istenen işlemin gerçekleştirildiği yer asliye hukuk mahkemesinde açılmaktadır.


3-) Tasarrufun İptali Davasının Özellikleri Nelerdir?


Hukukumuzda kural sözleşme serbestisi olup, tasarrufun iptali istisnai ve sınırlı sayıda sebeplerle mümkündür. Daha açık deyişle kural olarak isteyen istediği kişi ile istediği hukuki işlemi yapabilmesinde hiçbir hukuki engel söz konusu değildir. Ancak İİK’da düzenlenen özel durumlarda bu işlemlerin iptali için hukuki imkân sağlanmıştır.

  1. İİK m. 278’e göre borçlunun aciz halinde olduğunu gösteren belgenin düzenlendiği ya da iflasının açıklandığı tarihten geriye doğru 1 yıl içerisinde yapılmış bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir. Ayrıca altsoy ve üstsoy, üçüncü derece dâhil kan hısımları, son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile eşi ve üçüncü derece dâhil kayın hısımları, evlat edinenle evlatlık, ortak konutta yaşayan kişiler arasında yapılan tasarruflar ile gerçek değerinin çok altında bir bedel karşılığı verilenler bağışlanmış sayılır. Bu durumda ödemenin yapıldığını ispat davanın reddini sağlayacaktır. Yargıtay'ın yerleşik uygulaması tasarruf tarihi ve yakın tarihte üçüncü kişi hesabından çekilen paranın bile tasarrufa yapılan ödeme olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu durumlarda davanın reddedileceği yönündedir.


  2. İİK m. 279’a göre yine borçlunun aciz halinde olduğunu gösteren belgenin düzenlendiği ya da iflasının açıklandığı tarihten geriye doğru 1 yıl içerisinde yapılan maddede sayılmış rehinler, ödemeler ve tapu şerhlerinin iptali mümkündür. Ancak bu iptal talebine karşı işlemin üçüncü kişisince borçlunun ekonomik durumunun bilinmediğinin ispatı halinde davanın reddine karar verilecektir.


  3. İİK m. 280’de tasarrufun tarafı üçüncü kişinin, davalının ekonomik zorlukta olduğu ve mal kaçırma kastı bulunduğunu bilmesini ya da bildiğine dair açık emarelerin varlığı aranmaktadır. Bu emarelerin iş arkadaşlığı, ticari ilişki ya da yakın arkadaşlık olabileceği yönünde üst derece mahkemelerince verilmiş kararlar söz konusudur. Ayrıca madde metninde, işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takipte bulunulmuş olması şartı açıkça yer alır.


Uygulamada delil yönetimi çok kritiktir: işlem bedeli–gerçek değer karşılaştırmaları, banka kayıtları, ödeme hareketleri, tanık anlatımları, taraflar arasındaki ilişki/iletişim, ticari bağ ve somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilir. Ayrıca davalı tarafın kim olacağı ve iyi niyet iddiasının etkisi bakımından, iptal davalarının borçlu ve işlemin karşı tarafı ile (kötü niyet varsa) üçüncü kişilere de yöneltilebileceği; iyi niyetli üçüncü kişilerin haklarının ihlal edilemeyeceği ilkesi de önem taşır.


Yargıtay kararlarında, İİK m. 280 kapsamında bedeller arasında açık oransızlık bulunmaması ve üçüncü kişinin borçlunun mali durumunu bildiğinin ispatlanamaması hâlinde davanın reddine karar verilir (Y HGK E. 2019/44 K. 2020/783 T. 20.10.2020; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E. 2015/16361 K. 2015/12879 T. 30.11.2015) .


Tasarrufun iptali davalarında iptali istenen işleme dair her türlü banka kayıtları, tanık anlatımları, somut olayın özellikleri ve yukarıda kısaca açıklanan teknik detaylar dikkate alınarak davanın reddi kararı alınabilmektedir. 


İptali istenen işlemin niteliği, taşınmaz ise taşınmazdaki rehin ve şerhler, davacı banka ya da varlık şirketi ile olan hukuki ilişkinin niteliği gibi unsurlar, alanında uzman avukat tarafından incelenmekle davayı kazanma şansı yakalayabilirsiniz.


Sıkça Sorulan Sorular


o   Tasarrufun iptali davası kaç yıl içinde açılır?

Genel olarak 5 yıl içinde açılmalıdır.


o   Tapu iptal edilir mi?

Hayır, alacaklıya haciz ve satış yetkisi verilir.


o   Akrabaya satış iptal edilir mi?

Şartların oluşması halinde iptal edilebilir.


o   Bu dava ne kadar sürer?

Dosyanın niteliğine göre değişmekle birlikte kesin olmamakla birlikte, genellikle 1–3 yıl arasında sonuçlanır.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page